Doğadan Çaldığımız Yeter / Artık Doğa İçin Çalalım!

17 Ekim 2009 Cumartesi

GEBELER GRİP AŞISI OLMALI MI?

szc040909

GRİP AŞISI

Ekim ayı geldiğinde en çok sorulan soru budur; “GRİP AŞISI OLMALI MIYIZ?”

ACOG (Amerikan Kadın Doğum Derneği); tüm gebelerin 3. aydan sonraki dönemleri eğer Ekim – Mart aylarına denk geliyor ise grip aşısı olmalarını önerir.

Özellikle Ekim – Mart ayları arasında gebeliğini izlediğimiz hastalarımıza GRİP AŞISI OLABİLECEKLERİNİ ancak gebeliğin 2. ve 3. trrimestr (3 aylık) döneminde GRİP AŞISI olmalarını öneriyoruz. Gebeliğin ilk 3 ayını ÖNERMİYORUZ.

as%C4%B1

TETANUS AŞISI

Son 10 yıl içinde Tetanus rapel aşısı olmamış iseniz, gebeliğinizin 4. ayından sonra Tetanus Aşı protokolüne girmelisiniz. (Sağlık Ocaklarını Tetanus Aşı uygulamasını yapmaktadır.)

26 Haziran 2009 Cuma

GEBELER, HADİ DENİZE!





GEBELER, HADİ DENİZE!


AŞIRI GÜNEŞ IŞINLARINDAN KORUNMAK, BOL SIVI TÜKETMEK, ISLAK KALMAMAK KOŞULU İLE!

Gebelik bir hastalık değil, her kadının seve isteye yaşadığı, psikolojik, hormonal ve fizyolojik durum değişikliğidir.


Tüm gebeler, bu yavaş yavaş gelişip devleşen tatlı değişimin tadını mutlaka çıkarmalıdır.

Gebeler kolay kilo alır…

Gebeler kolay yorulur…

Gebeler kolay mutlu olur ve aynı zamanda kendilerini çok kolay mutsuz hissedebilir…

Gebeler her gebeliğin kendine özgü olabileceğini çok iyi bilir…

Ama yine de başka gebelerin kötü öykülerini, üstelik dilden dile aktarılırken abartılıp şekil değiştirmiş kötü öyküleri dinlemeyi, o öykülerden etkilenmeyi de pek severler.



Oysa demezler ki herkesin gebeliği kendinedir. Önemli olan yaşanandır. İyi bir kılavuzla yola çıkılmış bir gebelik serüveni, elbette kendi özellikleri ile, güven altında sürecektir.

Gebeleri rahat ve mutlu tutabilmenin en iyi yolu; onlardaki fizyolojik değişikliğin doğru yorumlanması ve özgürlüklerin gerekmedikçe asla sınırlanmamasıdır.

Deniz, havuz, güneş ve yaza özgü kaçamaklar da gebenin özgürlük alanlarına girecektir.

Bir engelleyici özellik olmadıkça; tüm gebeler denize havuza girebilmeli, sahilde güneşlenebilmeli, keyfince dondurma yiyerek yazın tadını çıkarabilmelidir.





Üstelik zaten bir suyun içinde dünyası olan bebeği; annesini suyun içinde kolay hareketler yaparken, üstelik daha serin sularda yüzerken hissetmesi, çok mutlu edecektir. Gebeler denizde yüzerlerken, bebek hareketlerinin de o an daha fazla olduğunu, bebeğin nerdeyse mutluluktan çoştuğunu hep söylerler. Tüm gebeler bu deneyi mutlaka yaşamalıdır.

Deniz ve güneş önerilir; ama hemen her kadının, kadın sağlığı için uyması gereken kurallara uymak koşulu ile.

Bu bildik kuralları hemen hatırlayalım;


ŞAPKASIZ GÜNEŞE ÇIKMAMAK


GÜNEŞ IŞINLARININ EN DİK OLDUĞU SAATLERDE (11.00 ile 15.00 arası) GÜNEŞLENMEKTEN KAÇINMAK


ŞEMSİYE ALTINDA OLMAK


ISLAK MAYO İLE ASLA OTURMAMAK


SIVI KAYBININ 2 MİSLİ OLACAĞINI DİKKATE ALARAK, BOL SU VE SIVI TÜKETMEK

GEBELİĞİN İLK 3 AYINDA ÖZELLİKLE YÜZÜMÜZÜ KALICI LEKE RİSKİNE KARŞI, GÜNEŞİN DİK IŞINLARINDAN KORUMALIYIZ.

GÜNEŞLENMEDEN ÖNCE MUTLAKA GÜNEŞ YAĞI KULLANARAK KALICI LEKELENMELERİ ENGELLEMEK GEREKİR.

Sahil sizin gibi mutlu gebeleri kumsalda görmek istiyor.

Hadi denize!




-

21 Nisan 2009 Salı

Marmaris / Ahu Hetman Hastanesi

Ahu Hetman,

Marmaris'in ilk ve tek özel hastanesidir.

9 Nisan 2009 Perşembe

NORMAL DOĞUMUN SEYRİ (video)


NORMAL SEYRİNDE GİDEN SORUNSUZ BİR NORMAL DOĞUM ÖRNEĞİ (video)

Tüm gebelerde ilk seçenek normal spontan vaginal doğum olmalıdır. Sorunsuz bir ilerleme gösteren normal doğum süreci, hem anne hem de bebek lehine bir kazanımdır.

NORMAL DOĞUM SÜREÇİ YOLUNDA GİTMEZSE;

ÖRNEK:

BRAKIAL SİNİRE BASKI YARATAN ZOR DOĞUM ÖRNEĞİ (video)

Baş - pelvis uyuşmazlığı olan, zorlanmış normal doğum süreçlerinde çıkımda gelişen baskılar, Brakial (kola giden) sinirlerde zedelenme yapabilmektedir. Bu videoda bunu görmekteyiz.

Hedefimiz her zaman sağlıklı, zorlanmamış, kolay sonuçlanabilen, komplikasyonsuz normal doğumlar olmalıdır. Doğum masasında devreye girmesi gereken vakum ya da forceps gibi acil müdahaleler yerine, doğru zamanda verilmiş SEZARYEN kararı, her zaman bebek ve anne lehine olacaktır.

.

30 Mart 2009 Pazartesi

EPİDURAL HURAFELER


Doğum ağrısının giderilmesi arzusu ve günümüzde konforlu bir doğum isteği nedeniyle pek çok yöntemler denenmiş olup, bunların içinde en güvenilir olan Epidural Anestezi-Analjezi yöntemi hem normal yolla hem de sezaryenle olan doğumlar için giderek daha popüler hale gelmiştir. Hangi yolla olursa olsun doğumda bebek ve anne güvenliği asla riske edilmemeli, ayrıca annenin hayattaki en önemli anlardan biri olan doğum esnasında maksimum konforun sağlanması arzulanmaktadır.

Ancak toplum içerisinde Epidural Anestezi ile ilgili bazı yanlış ve kişileri tedirgin eden noktalar vardır. Biz bu noktaları aydınlatıp, epidural anestezi ile ilgili yanlış bilinen sorulara cevaplar aradık.

FELÇ OLUR MUYUM?

Epidural anestezi uygulanan hastalarda, gerek uygulamaya bağlı ve gerekse kullanılan ilaçlara bağlı felç olma ihtimali yoktur. Bu söylenti uygulama yapılan bölgenin omuriliğe çok yakın olması sebebiyle ortaya çıkmıştır. Hâlbuki epidural uygulama yapılan bölge, sinir ağının yoğun olduğu omurilik dışındadır. Elbette ki epidural anestezinin, uygulama konusunda deneyimli bir ekip tarafından yapılmış olması şarttır.

EPİDURAL ANESTEZİ SONRASI BAŞIM AĞRIR MI?

Farklı bir anestezi yöntemi olan ve omurilik içine ince bir iğne ile girilerek yapılan SPİNAL ANESTEZİ sonrasında hastalarda baş ağrısı olabilmektedir. Hastadaki anatomik değişiklikler veya uygulama yapan kişinin deneyimsizliği sebebiyle epidural anestezi yapılırken, yanlışlıkla spinal anesteziye sebep olunursa hastada baş ağrısı görülebilir. Uygulanan ilaçlara bağlı allerjik reaksiyon olması durumunda da benzer bir etki görülebilir. Söz konusu baş ağrısı bir hafta ila 10 gün arasında kendiliğinden geçebileceği gibi, hemen geçmesi istenirse, anestezi doktoru tarafından o bölgeye yapılacak başka bir enjeksiyon ile ağrı durdurulmaktadır.

EPİDURAL ANESTEZİ BEL AĞRISINA SEBEP OLUR MU?

Doğru bir şekilde yapılan epidural anestezi uygulaması, hiçbir suretle bel ağrısına neden olmamaktadır. Doğum sonrası annelerde görülebilen, rahim küçülmesine bağlı bel ağrıları epidural anesteziden kaynaklanmamaktadır. Doğum yapmış annelerin hamilelik dönemlerinde gevşemiş olan karın ve bel kaslarını güçlendirici egzersizler yapmaları, loğusalık sonrasında bel ağrısı şikâyetlerini ortadan kaldıracaktır.


EPİDURAL ANESTEZİNİN ETKİLEMEME İHTİMALİ VAR MI?

Hastadaki anatomik değişikliklere ve uygulama yapan anestezi doktorunun deneyimsizliğine bağlı olarak epidural anesteziden az etkilenme ya da hiç etkilenmeme durumu olabilmektedir. Bu gibi hallerde uygulama tekrarlanabilir veya başka bir anestezi türü seçilebilir. Ama hepsinden önemlisi hastaların bu uygulamayı yaptıracakları merkezi ve anestezi hekimlerini doğru seçmelidir. Maalesef çeşitli ticari kaygılarla ve hasta kaçırmamak adına epidural anestezi konusunda deneyimi olmayan kişiler tarafından bazı kliniklerde yanlış uygulamalar yapılmaktadır. Bu durum hastalara zarar vermek dışında epidural anestezi yönteminin de kötü anılmasına neden olmaktadır.


EPİDURAL ANESTEZİ BEBEĞE ZARAR VERİR Mİ?

Epidural anestezi uygulaması gerek normal doğumda ve gerekse sezaryen ameliyatlarında hem anneye hem de bebeğe güvenli ve konforlu bir doğum sağlamaktadır. Epidural uygulama esnasında anneye yapılan hiçbir ilaç kana karışmamakta ve böylece bebeği etkileme ihtimali olmamaktadır. Genel anestezi uygulaması esnasında ve bebeğin geç çıkması durumlarında anneye yapılan ilaçların bebeği etkileme riski göz önüne alındığında epidural anestezinin üstünlüğü ve güvenilirliği tartışılmazdır.


EPİDURAL ANESTEZİ DOĞUMUN NORMAL SEYRİNİ ETKİLER Mİ?

Epidural anestezi uygulaması yapılan normal doğumlarda annenin bütün algılayacağı sancı yerine alt bölgelerinde olan bir basınç hissidir. Ağrının olmaması sebebiyle panik yapmayan, düzgün nefesler alıp bebeğin oksijenlenmesini bozmayan ve doğum eylemine gönüllü ve aktif olarak katılan anne bu sayede bebeğine yardımcı olabilecektir. Ayrıca yapılan epidural anestezi sayesinde, doğum kanalının dokuları da rahatlamış ve gevşemiş olacağı için bebeğin daha süratli ve sıkışmadan ilerlemesi mümkün olmaktadır.


Anne adaylarının korkulu rüyası olan doğum, günümüz tıbbının en güvenilir uygulamalarından Epidural Anestezi-Analjezi yöntemi sayesinde artık mutluluk içerisinde yaşanabilmekte ve doğum salonlarından yükselen ağrı haykırışları yerini mutluluk dolu kahkahalara bırakmaktadır.

Tüm anne adaylarına sağlıklı ve sevinçli bir doğum dileklerimizle.



Uz. Dr. İbrahim Ali TURHAN
Anesteziyoloji ve Reanimasyon Uzmanı
23.03.2009- AHUNAME



Bu yazıyı NİSAN 2009 AHUNAME gazetemizde ayrıca okuyabilirsiniz.

23 Mart 2009 Pazartesi

DOĞUM İÇİN HAZIR OLMASI GEREKEN VALİZ İÇERİĞİ


ANNELER İÇİN;

v Emzirmeye uygun, pamuklu bir gecelik veya pijama
v Sabahlık
v Kısa pamuklu veya yün çorap
v Fanila
v Pamuklu ağı ve kenarı geniş külot
v Askıları lastik olmayan, göğsün tamamını içine alacak şekilde geniş, alttan göğsü destekleyen, pamuklu, mümkünse emzirmeye uygun sütyen
v Yoğun günler için, emici hijyenik pet
v Havlu, sabun, diş fırçası, tuvalet kâğıdı, vb. gibi temizlik malzemeleri
v Eve dönerken giyilebilecek uygun bir giysi
v Islanmaya uygun, alçak topuklu terlik (Tokyo türü olmasın. Islak zeminde kayabilir.)
v Tarak, saç tokası, dudak nemlendiricisi, makyaj malzemeleri
v Not defteri, kalem, cep telefonu, önemli durumlarda aranacak yakınların telefon numaraları


BEBEKLER İÇİN;

v Pamuklu, dikişleri misina değil iplikle dikilmiş dantelleri sentetik olmayan zıbın ya da fanila
v Patiksiz, düz paçalı alt pijama
v Patiksiz, düz paçalı tulum
v Pamuklu, dantelleri ve dikişleri sentetik olmayan başlık
v Pamuklu çorap
v Hazır bez
v Pamuklu, ağır olmayan battaniye